"Kaygı" dediğimiz şey...

Psikolojik Danışman Sena Arslan

Gündelik hayatta ‘’şu an sinirlerim gergin, pişmanlık duygusu içindeyim, başıma geleceklerden endişe ediyorum, heyecandan kendimi şaşkına dönmüş hissediyorum, son zamanlarda kafama takılan konular beni rahatsız ediyor’’ cümleleriyle anlatılan durumları sık sık yaşıyorsanız, evet kaygılı olma olasılığınız yüksek!

 

Peki yanımızdan hiç ayrılmayan, yapacağımız işlere kimi zaman destek kimi zaman da engel olan kaygı nedir?

Kaygı, aslında her insanda olması gerekir. Gündelik hayatta her an varlığını hissetmesek de, sabah kalkmak, okula-işe gitmek, randevulaştığımız arkadaşımızla zamanında görüşebilmek bizlerde kaygı oluşturan çok basit sebepler olabilir.

Tanımlayacak olursak kaygı; herhangi yani bedenimizden veya dışarıdan gelen olumlu uyarı ya da  tehlike korkusunun yansıması olarak insanda ortaya çıkan tedirginlik ya da akıl dışı korku durumudur. Sık sık birlikte anılan korku ve kaygı terimleri aslında pozitif amaçla ortaya çıkmıştır. Amaç, kişiyi-benliği güvende tutmaktır. Fakat biz insanlar olarak kaygı ve korkuyu yıkılması gereken bir duvar olarak olarak  görür ve enerjimizi çoğunlukla bu yönde harcarız. Aslında eğitim almak için okula gitmemiz, karnımızı doyurmak için yemek yememiz, üşümemek için mont giymememiz de çeşitli kaygı göstergeleri..

 

Peki sıklıkla birlikte söz edilen kaygı ve korku kavramlarının farkı nedir?

Genel olarak yorumlayacak olursak; korku ve kaygı kavramı arasında üç temel fark vardır.

  • Bunlardan birincisi kaygı ve korkunun kaynağıdır. Korkunun kaynağı belirlidir. Korkunun kaynağını somut bir şekilde ifade edebiliriz. Fakat kaygı için durum biraz daha farklıdır. Kimi zaman kaygılı olduğumuzu vücudumuz bize çeşitli belirtilerle anlatır fakat bu durumun neden kaynaklandığını çoğu zaman ifade edemeyiz.
  • İkincisi ise kaygı ve korku arasındaki süre farkıdır. Kaygı ve korkuyu süre boyutunda değerlendirecek olursak, kaygının belirtileri daha yavaştır ve tanımlanması daha zordur. Korkuda ise; korkuya neden olan durum yaşandığı an çeşitli belirtiler ortaya çıkar ve korku yaratan durum ortadan kalktığında  belirtiler yok olur. Kısacası kaygı daha uzun, korku ise daha kısa süre devam eder. Kısacası korku ani, kaygı ise kroniktir.
  • Üçüncüsü ise kaygı ve korku arasındaki şiddet farkıdır. Kaygı daha uzun süreli ve şiddeti azdır. Korku ise kısa süreli ve daha şiddetlidir.

Kaygıyı ve korkuyu tanımak, nedenlerini belirleyebilmek, ayrımını yapabilmek ,bizi olumsuz yönde etkileyen durumlar karşısında baş etme  becerileri oluşturmamızı destekler.

Paylaş




 E-Posta Aboneliği




 Etkinlik Takvimi

Beyin ve Çocuk