Off yine mi Pazartesi dediğinizi duyar gibiyiz.. Çalışan çalışmayan herkeste negatif algı yaratmış bir durumdur Pazartesi Sendromu. Aslında ismi Pazartesi sendromu olarak bilinse de gerçekte durum biraz daha farklıdır. Son çalışmalara göre yıllarca haftanın en istenmeyen günü ilan edilen, Pazar gününden bizleri etkisi altına alan ve sosyal ilişkilerimizi zaman zaman sekteye uğratan gün pazartesi değil, SALI… Gelelim Salı gününün günah keçisi ilan edilmesinin arkasında yatan sebeplere.. London School of Economics’ten araştırmacılara göre,çalışan  insanların en iyi hissettikleri gün, hafta sonunun ‘rahatlatıcı’ etkisi nedeniyle cumartesi. Hafta sonunun bu olumlu etkisiyse pazartesi günleri işe başlarken yok oluyor ancak asıl büyük ruhsal çöküntü salı günleri yaşanıyor. Ruh halinin değişimini izleyen “Mappiness” uygulaması Uzmanlar salı gününün en sıkıntılı gün olduğu sonucuna, iki ay boyunca iPhone’un ‘Mappiness’ adlı uygulamasını kullanıp 22 bin katılımcının ruh halini izleyerek vardı. Araştırma ekibindeki uzmanlardan George MacKerron’ın bulgularına göre pazartesi günleri hafta sonunun yarattığı olumlu etki, zayıflamış da olsa devam ediyor. Ama salı günü haftanın ve iş hayatının ortasına girilmiş olunuyor. Hafta sonuna ulaşmak için daha 4 gün çalışmak zorunda kalınması da bu günün olumsuz etkisini artırıyor. Peki ne yapabiliriz? Güne olumlu beklentiler ve olumlamalar  ile başlayın… Pazartesi ya da Salı günlerini sendrom haline sokmaktansa, kişi kendini pozitif yönde motive etmeyi denese oldukça başarılı olabilir. Bunun yanı sıra yeni gelen haftaya heyecan duymak, daha başarılı olmayı hedeflemek, hayatımıza değer katacağına inandığımız kişilere ve hobilere zaman ayırmak, dolayısıyla Salı gününü sendrom haline getirmek/getirmemek tamamen bizlerin elinde. Mutsuzluk, motivasyon eksikliği veya negatif ruh halinin devamlılığı söz konusu ise bir uzmandan destek almak yararlı olacaktır.